LifeBurgaz.com – Lüleburgaz'ın Aktüel Yaşam Dergisi ve Portalı

Lüleburgaz'ın Aktüel ve Yaşam Dergisi




Dergiden

Nisan 25th, 2014

Trakya’daki köy isimleri nereden geliyor?

koyisimlerimanset

Çoğu zaman kulaklarımızın aşina olduğundan çoğu zamanda görmeye alıştığımızdan çevremizdeki köylerin isimlerinin ilginçliği ve nereden geldikleri aklımıza dahi gelmemiştir. Sadece köyleri inceleyeceğimiz bu dosyamızda, Trakya’daki köy isimlerini araştırdık ve rivayetlere dayalı da olsa bazılarının önemli yerlerden ve kişilerden, bazılarının ise komik yaşanmış olaylar aracılığı ile bu isimleri aldıklarını öğrendik. İşte il il Trakya’dan köylerimiz…

Kırklareli’den

Bayramdere
Köyün adı, Osmanlı Bulgaristan’ı ele geçirdiğinde, o bölgede ilk toplu ibadeti yaptıran kişi (bu kişinin padişah olduğu rivayet edilir) tarafından verilmiştir. Köy ilk kurulduğunda köyün içinde bir dere vardır, ancak kısa bir süre sonra bu dere yok olmuştur, “Bayramdere” ismindeki “-dere” sözcüğü ise buradan gelmiştir.

Çeşmeköy
İlk önce,bugünkü yerin 1 km kuzeyinde kurulur.Yalnız orada köy halkı susuz kalır. Bunun üzerine civarda su kaynağı aranır ve bugün dahi aynı debi ile kaynamaya devam eden (yaklaşık 400 yıldır) köy ortasındaki su bulunur. Kaynağın 50 metre güney tarafına büyük bir çeşme yapılır.Köyün adına da Çeşmeköy ismini verirler.

Dokuzhöyük
Köyün etrafında Dokuz tane tümülüs olduğu için köyün ismi Dokuzhöyük’ tür.

1Kapaklı
Köyde kapak taşları bulunmaktadır. Kapak taşları eski trak mezarlarını simgeler ve burada batıl inanç üzerine kapak dede diye bir gelenek vardır bu yüzden adı kapaklıdır.

1Karıncak
Osmanlı zamanında savaşlar durulunca köy halkının nüfusu 40 hane daha artar ve bunun akabinde köyün muhtarı sık sık bağlı olduğu sancağa ( Edirne ) giderek köy halkı için daha fazla arazi ister ve bu ziyaretler sıklaştıkça sancaktaki memurlarla hem dost olur hem de ziyaret sıklığı biraz arttığı için tepkilere neden olur. Bu sık ziyaretler sonucunda memurlar Kanınca arazi verirler. Daha sonra bu Kanınca olmuş Karıncak.

Yoğuntaş
Polos (Yoğuntaş) M.Ö. 336’daki Makedonya – Atina Savaşından sonra yaklaşık M.Ö. 350 – 279 yılları arasında İskender’in egemenliği altında yaşamıştır. Yoğuntaş 15. yüzyıldan sonra Fatih İmaretinin vakıf köyleri arasında yer almıştır. Polos adı 1960 yılında Yoğuntaş olarak değiştirilmiştir. Yoğuntaş adının verilmesi yörenin çok engebelik ve kayalık olmasındandır.

Poyralı
Taşıma ve ulaşımın bu yörede araba ile sağlandığı yıllarda at arabasının en dayanıklı “poyra”ları bu derenin boyundaki karaağaçlardan yapılırmış. Rivayete göre dere ve köy, adını buradan alıyor. Köyün adı ile ilgili başka rivayetler de vardır. Bunlardan birincisi köyün yıl boyunca Poyraz rüzgârlarına açık olması, diğeri de Poy adı verilen kokulu bitkinin çayırlarda bolca yetişmesidir.

Beğendik
Kimilerine göre Atatürk, kimilerine göre İsmet Paşa bu köyü ziyareti sırasında hemen kumsalın bitişinde, Rezve Deresi’nin karşı tarafındaki tepede kurulu olan, Bulgaristan’a ait bakımlı Rezova köyünü görünce bu durumdan rahatsız olur. Çünkü şimdiki yerine göre daha aşağıda kurulu olan Beğendik köyü yıkık dökük, perişanlıktır. Köyün Bulgaristan’ı gören tepeye taşınıp, imrenilesi bir köy haline getirilmesini emreder. Seneler sonra sınır karakolunu ziyarete geldiği bir gün, köyü de ziyaret eden paşaya muhtar kendini tutamayarak sorar :
- Beğendiniz mi Paşam ?
Paşanın cevabı köyün şimdiki adının da kaynağıdır. – Pek ala ! Beğendik, beğendik…

Sofuhalil
Köyün adının geçmiş zamanda Halil isimli dinine çok bağlı halk arasında sufi olarak bilinen Sofu olarak değerlendiren şahıstan aldığı söylenmektedir.

Nacak
Köyün isminin NACAK olarak anılması daha önce yerleşik insanların ormanlık olan yerin ağaçlarından kısa balta yapmalarından gelmektedir.

Malkoçlar
Akıncı Beyi Malkoçoğlu Rumeli’ye akına giderken buradan geçtiği ve halkın kendisine gösterdiği yakınlıktan memnun olarak köyün adını Malkoçlar koyduğu söylenmektedir.

Terzidere
Topal terzi dereye düşmüştür ve köylüye konu olmuştur. Köylü; “terzi dereye düştü” diye diye köyün adı Terzidere olmuştur…

Aşağı ve Yukarı Kanara
Kanara mezbaa demektir. Eskiden bu köyde mezbaacılık yapıldığı için ismin burdan geldiğine inanılır. Bu bölgede iki tane mezbaa (kanara) olduğu için yukarı ve aşağı diye adlandırıldığı tahmin edilmektedir.

Hacıfaklı
Osmanlı dönemlerinde balkanlardan hacı olmak için kutsal topraklara giden hacılara tuzak kurarak soygun yapan çetelerden dolayı hacılara tuzaklı manasına gelen Hacıfaklı adı verilmiştir.

Tozaklı
Bu ismi almadan önce dönemin padişahı tarafından av bölgesi olarak tespit edilmiş bir muhitmiş. Padişahın emriyle bu bölgenin bir çok yerine yabani av hayvanları için tuzaklar kurulur ve bu tuzaklar belli sürelerde hizmetkarlar tarafından kontrol edilirmiş. Daha sonra bu av muhitine tuzaklı demişler. Halk arasında anılan bu isim zamanla Tozaklı adına dönüşmüş daha sonra Mübadele yılları içerisinde yerleşimi yoğunlaşan bu köy muhit ismine uygun olarakta Tozaklı köyü olarak adlandırıla gelmiş.

Kömürköy
Eskiden köy çevresinde odun kömürü çok üretildiği için bu ismi almıştır.

Kışlacık
Rivayete göre Yavuz Sultan Selim Balkan seferlerine çıkarken kışı bu köyde geçirmiş. Onun zamanından kalma olduğunu söyledikleri tarihi çeşme ve askeri kışla kalıntılarıda bunu doğruluyor köyde askerlerin kışladığı için köyün adının Kışlacık olarak deyiştirmişler.

Topçuköy
Kurtuluş savaşı yıllarında Kırklareli’yi düşmandan temizlemek amacıyla Gazi Mustafa Kemal Paşa Çövenli köyü , Akıncılar köyü ve bir çok yere asker yollamış ama bu günkü adıyla Topçuköy köyüne 200 300 adet top yollamıştır. Köyün adı buradan gelmektedir.

Tekirdağ’dan

Dedecik
Köyün adı kurtuluş savaşı sırasında düşman tarafından köy girişine asılan bir dededen gelmiştir.

Otmanlı
Ovasında bulunan bolca otmanlı otu sayesinde adını almıştır.

Karabezirgan
Köyün dut arpalığı mevkiinde İranlı esmer bezirgana ait poyraz çiftliğini şu anda Tekirdağ Belediyesi’nin kuzey tarafında büyük çınarın altında halen tarihi çeşmesi bulunan Kadı Mehmet Efendi gemilerden bıkıp sakin bir hayat yaşamak için satın alıyor. Ama yöre halkı Karabezirgan’ın çiftliği diyerek ismi öyle kalıyor. Ayrıca bu çiftlik altı kez yangın geçirdiği için uğursuzluğuna inanılarak Karabezirgan dendiği söylenmektedir.

Şahbaz
Yiğit, mert, cesur anlamına gelmektedir. Savaş zamanı bu ismi almıştır.

Yanıkağıl
Köyün İlk kurulduğu yıllarda burada eski Rumlar’dan kalma yanmış, harap halde ağılların bulunması nedeniyle köy, Yanıkağıl adını almıştır.

Türkgücü
Rumeliyi fetheden akıncı torunlarının balkanlardan gelip buraya yerleşmesi sonrası, Atatürk köyün adını Türkgücü olarak belirlemiştir.

Maksutlu
Köyün adı, oraya göç eden ve çiftlik kuran Maksut Ağa’dan gelmektedir. İlerleyen yıllarda çiftliğin etrafına göç edenlerle birlikte köy haline gelmiştir…

Kırkgöz
Köyün yakınlarında bulunan eski tarihi köprü sayesinde adını almıştır. Köprünün üzerinde bulunduğu blokların her birinde kırk adet göz vardır. Köyün adı da buradan gelmektedir.

İğneler
Savaşlar sırasında köyden geçen yaralı askerlerin acılarla inlemelerinden dolayı köyün adı önceleri İniler imiş. Daha sonraları İğneler olarak değişmiş.

Pirinççeşme
Köyün girişinde bulunan çeşmeye birinci çeşme derlerken zamanla Pirinççeşme olmuş ve köyün adı da böyle değişmiştir.

Tekkeköy
Köyün içinde köylüler tarafından tekke olarak isimlendirilen mezarlar bulunmaktadır. Emekçi baba tekkesi, Koyun baba tekkesi, Aziz ana tekkesi olarak adlandırılan bu mezarlar dolayısıyla köyün adı Tekkeköy olmuştur.

Kırıkali
Anadoludan gelen göçmenlerden Ali isminde ayağı kırık olan bir kişi buraya hayvanları için ağıl yapar. Bu şahısın kır ortasında yaptığı ağıldan dolayı buraya “kırağılı” denilmiştir. Ayrıca, Ali’nin bacağı kırık olduğu için buraya “Kırıkali” ismi de verilmiştir. Bugün Kırıkali denilmektedir.

Izgar
Köyün adının eski Rum Prensesi Izgariçe’den geldiği söylenmektedir.

Gözsüz
Köy halkı , Gözsüz adının gözü olmayan değil, gözü süz (göze bak) dolayısı ile güzel gözlü bir köy ağasından adını aldığını söylemektedirler.

Allıışık
Koyun çobanları Maksut çiftliğinde otururken, Malkara’ya giderek kendilerine yer istemişler. Oradan baktıklarında köyün ışıklarını görmüşler ve buraya Ağılışık demişlerdir. Zamanla Ağılışık sözü Allıışık adına çevrilmiştir.

Edirne’den

Avarız
Osmanlı zamanı olağanüstü durumlarda alınan bir vergi adıdır. Bu vergiyi fazlasıyla ödedikleri için köye bu ad verilmiştir.

Budakdoğanca
Köy tamamen Bulgaristan sınırına kuruluyor. Türkiye-Bulgaristan sınırı Kapıkuleden bakınca köye doğru bir budak gibi kıvrılır. Sınırın bu şekilde bir budak gibi olması nedeniyle zamanın köy büyükleri köyün adını Budakdoğanca olarak veriyorlar. Doğanca’da köy yeni kurulduğundan dolayı veriliyor.

Döllük
Civar köylerdeki insanlar dişi büyükbaş hayvanlarını eşleştirmek için bu köye getirirlerdi. Bu nedenle o zamanlarda köyün adı “Döllük” idi. Sonradan “Büyük Döllük” olarak değiştirildi.

Suakacağı
Köyün adı zamanında burada su olmamasından gelmektedir, daha sonra değirmen kurulur ve su akacak dene dene bu ismi alır.

Sultaniçe
Sultaniçe Abdülhamit’in vakıf arazisi olup padişahın hanımına izafeten Sultaniçe olarak isimlendirilmiştir.

Kulubalık
Savaşlar sırasında, kaçan bazı göçmenlerin buraya kulübeler yaparak yerleşmeye çalışmasıyla başlamıştır. Buradaki ailelerin kızlarının saçları belik denilen şekilde toplandığından, bu yerleşim yerine Kulübelik denmiş ve zamanla insanların söyleyiş tarzlarıyla bağlantılı olarak Kulubalık olarak değişmiştir ve günümüzde de bu isimle söylenmeye devam etmektedir.

Şerbettar
Göçmenler yıllarca Şarabdar Hamza Bey’in mülkü olduğu için şarabdar arazisi olarak bilinen bu bölgeye yerleştirilince köyün adı şarabdar (halk ağzında; şaraplar) olmuş. Daha sonra şarap kelimesinden rahatsızlıktan dolayı Şerbettar Köyü olarak değiştirilmiştir.

Taptık
Kırım’ dan gelen Tatar Türkleri yer beğenme gezilerinden sonra kendilerine “Beğendiniz mi?” sorusuna karşılık “Taptık” demişler. Tatarca beğendik anlamında olan ve “Taptık” dedikleri için köyün de adı Taptık olmuş.

Yapıldak
Köy Yunanlılar tarafından defalarca yıkılmıştır.Halk her seferinde köyü tekrar düzenlemiştir.Yapıldı olarak bilenen köy adı zamanla yapıldak olarak değişmiştir.

Suluca
Köy halkı daha önce şuan ki Suluca köyünün 2 km güneydoğusunda kalan eski suluca mevkiinde yaşıyormuş. Şuan ki Suluca mevkiinde su bulunduğu için köylü yavaş yavaş bu bölgeye taşınmaya başlamış. Burada su olduğu için, köyün adı Suluca kalmış.

Dombay
Köyün adı manda yetiştirici anlamına gelmektedir. Eskiden köyde çok sayıda yetiştirilen mandadan dolayı köye manda yetiştiren anlamına gelen Dombay ismi verilmiştir.

Hanlıyenice
Köy adını önceden köyün merkezinde olan handan alır. Yenice eklentisi ise köyün savaşlar yüzünden birkaç kez yıkılıp tekrar inşa edilmesinden alır.

Olacak
İskan sırasında şimdiki bulunduğu yere yerleşim olacağı veya olmayacağı hususunda çıkan tartışmada iskan gören kişilerin burası Olacak diye diretmeleri üzerine bu ismi almıştır.

Küpdere
Köyün adı ise yıllar önce köy deresinde bulunan küplerden gelmektedir. Küpdere ismi önce dereye, sonra köye verilmiştir.

Taşlısekban
Osmanlı döneminde Sekban-ı Cedid askerleri köyün bulunduğu bölgede konaklama yapmışlardır. Daha sonra bu askerlerden bazıları buraya yerleşmişlerdir. Arazisi de taşlık olmasından dolayı adı “Taşlısekban” olarak kalmıştır.

Aslıhan
Bu köy batıdan gelen ve ülkemizden geçen ana ticaret yolunun üzerinde bulunmaktadır. Bu nedenle burada yıllar önce yolu kullananlar için “han” kurulmuş. Daha sonra köye balkanlardan mübadele sonucu gelen muhacirler yerleştirilmiş ve köyde Türkler yaşamaya başlamıştır. Bu nedenle ismi de “Aslıhan” olarak belirlenmiştir.

Domurcalı
İlk kurucusunun Demirci Ali denilen bir demirci ustasının bölgeye yerleştiği sanılmaktadır. Zamanla bu isim değişerek (ağızda söyleme kolaylığından) Domurcalı olarak kullanılmaktadır.





2 Yorum


  1. yuhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>