LifeBurgaz.com – Lüleburgaz'ın Aktüel Yaşam Dergisi ve Portalı

Lüleburgaz'ın Aktüel ve Yaşam Dergisi




Röportaj

Kasım 1st, 2014

Kardiyo dans kareografı Özcan Yenice

ozcanyenice

“DANS EDERKEN STRESTEN UZAKLAŞIRIZ”
Özcan Yenice, Dr. Mehmet Öz gibi birçok uzman doktorun söylediği gibi yaşlanmayı geciktiren en önemli iki unsur hareket etmek ve stresten uzak kalmaktır. Dans ederken hem vücudumuzdaki tüm kaslarımızı çalıştırıp egzersiz yapmış oluruz, hem de müzik eşliğinde eğlenip stresten uzaklaşırız.” Diyor.

Spor yaparken nelere dikkat etmek lazım, ne zaman spor yapmak daha doğru gibi herkesin aklındaki soruları United Clubs Aerobic Koordinatörü ve Kardiyo Dans Koreografı Özcan Yenice ile konuştuk. Özcan Yenice 1980 Lüleburgaz doğumlu. İlköğretim, lise öğrenimini Lüleburgaz da tamamladı ve Trakya Üniversitesi Spor Akademisi mezunu. Yenice spor eğitmenliğinin yanı sıra, kendini dans alanında da geliştirmiş. Shakira’nın koreografı Beto Perez’den de ders alan Yenice, aerobik ve dans konusunda dünyadaki trendleri de yakından takip ediyor.

Profesyonel anlamda hangi sporlar ile uğraşıyorsunuz?
Profesyonel olarak fitness ve grup egzersizleri eğitmeniyim. Fitness başlığı altında personel training dediğimiz kişiye özel eğitim vermekteyim. Grup dersleri olarak ise birçok alanda kendimi geliştirdim ve çok yönlü olarak çeşitli dersler veriyorum. Bunlar yoga, pilates, aerobic, dans gibi… Tabii benim daha fazla üzerinde durarak kendimi o yönde daha fazla geliştirdiğim dans.

Düzenli spor yapmak için nasıl motive olunur? Spor alışkanlığını devam ettirmek için neler önerirsiniz?
Düzenli spor yapmak aslında belirli bir disiplini gerektiriyor. Birçok insan sosyalleşmek için de spor salonuna geliyor. Aslında spor kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri. Bunu alışkanlık haline getirmek ve motivasyonunuzu devam ettirmek gerekiyor. Düzenli spor yapmak için bazı önerilerde bulunabilirim.
Sevdiğiniz bir şeyi yapın. Eğer bisiklete binmeyi seviyorsanız ve koşmaya tahammül edemiyorsanız, neden koşmak? Onun yerine bisiklet kullanın. Sevdiğiniz bir şeyi yapmak sizi daha fazla yapmaya teşvik edecektir. Seveceğiniz başka şeyler bulun ve onları yapın. Çeşitlilik hayata renk katar. Motive kalabilmek için farklı spor çeşitlerini ve hareketlerini öğrenin. Her gün aynı çalışmayı yapmak usandırıcı ve sıkıcı bir hale gelebilir. Ancak, farklı bir şeyler yapmaya başladığınız zaman daha meşgul olursunuz ve sıkılmazsınız, spor programınıza çeşitlilik ekleyin. Yogayı ya da yüzmeyi deneyin. Eğer hoşunuza giderse yapmaya devam edin. Eğer farklı neler yapabileceğinizi bilmiyorsanız, spor eğitmeninize danışabilirsiniz, size farklı spor çeşitleri sunacaktır. Uzun vade yerine kısa vadeli hedefler koyun. 15kg vermek gibi uzun vadeli bir hedefe varmak zaman alacağından biraz cesaret kırıcı olacaktır. Bu hedefi 5 haftada 3 kg vermek şeklinde düzenlerseniz yaptığınız gelişimi gözlemleyebilir ve kendinizi iyi hissedersiniz. Böylelikle koyduğunuz küçük hedeflerle esas amacınıza motive bir şekilde ulaşabilirsiniz. Gelişmenizi mutlaka ölçün. Egzersiz programına başladığınız günden bu yana zaman zaman gelişmelerinizi ölçün. Böylelikle vücudunuzdaki değişimi ve gelişimi daha net görebilirsiniz. Hedefinize ulaştığınızda kendinizi ödüllendirin. Başarınızı kutlamak için arkadaşlarınızla dışarı çıkın ya da 5 kg düştüğünüzde üzerinize daha güzel duracak bir kıyafet alın. Aslında, başardığınızda sizi mutlu edecek herhangi bir şey yapın. Herkesin kötü günleri ve terslikleri vardır. Egzersiz programında da aksilikler olabilir. Moralinizi bozmayın ve programınızı bırakmayın, hareket etmeye devam edin. Unutmayın kimse mükemmel değildir. Antreman yaparken motive olmak ve bunun sürekliliğini sağlamak için kendinize bir partner seçin. Doğru arkadaşlar motive kalmanıza yardımcı olur. Daima kendinizle yarışmanızı sağlar. Yeni şeyler denemeye yardımcı olur. Ve antreman süresinin eğlenceli geçmesini sağlar. Partnerinizle yarışmak rekabet içgüdülerini tetikler ve artı bir motivasyonla zor olanı kolaylaştırıp, keyifli hale getirir. Sizi neşelendiren ya da daha iyisi beraber spor yapabileceğiniz birini bulun. Destek alabileceğiniz biri sizi spor yapmaya teşvik edecektir.

Spor yaparken yaralanmayı önlemek için nelere dikkat etmek gerekiyor?
Bu gerçekten önemli bir konu. Spor daha sağlıklın olabilmek için yapılıyor. Dolayısıyla yaralanmalara dikkat etmek gerekiyor. Yaralanmaları önlemek için alınabilecek önlemler var tabii ki. Mesela; spora uygun kıyafet ve ayakkabıyı seçin. Örneğin dans ederken dans, tenis oynarken tenis ayakkabısını tercih etmelisiniz. Çünkü, ayakkabılar yapılan sporun mekaniğine göre tasarlanan ürünler olduğu için sakatlanma riskini minimuma indirir. Spora başlamadan önce çok iyi bir ısınma döneminden geçmek gerekir. Bu süreç kasların spora hazırlanması olarak kabul edilir. Kaslarımız spora hazır olursa çok daha az yaralanmalar meydana gelir. Hangi sporu yapacaksanız, o sporun dışında sizi o spora hazırlayan başka bir spora yönlenmeniz gerekir. Örneğin haftada 3 gün basketbol oynuyorsanız basketbolun dışında vücudunuzu hazırlayacak olan başka bir sporla uğraşmıyorsanız eninde sonunda basketbol oynarken bir gün yaralanacağınız anlamına gelir. Benim önerim haftada bir kez de olsa sürekli yaptığımız sporun dışında vücudumuzun bütün kaslarını çalıştıran bir salon sporu veya yüzme ile ilgilenmelisiniz.

Spor yapmak için en doğru zaman günün hangi zamanıdır?
Birçok insan ne zaman egzersiz yapılması gerektiğini merak eder. Örneğin, sabah spor yapmak akşama göre daha mı faydalıdır ya da tam tersi. Basit cevap aslında egzersiz egzersizdir. Spor yapmak için böyle bir kıstasın olduğunu düşünmüyorum. Çalışma hayatının dışında kalan süre içerisinde kişilerin kendilerine uygun gördükleri her an aslında doğru olan zamandır. Ancak, bu konuyla ilgili olarak bazı kaynaklarda bilhassa kadınların kortizon seviyelerinin en yüksek olduğu zamanın sabah saatleri olduğunu yazmaktadır. Dolayısıyla sabah yapılan sporun kadınlar için anti-aging etkisi yaptığını söyleyebilirim. Zamanlamaya gelince çok büyük bir fark yok ama gene de çalışmanızı planlarken bazı şeyleri dikkate almak lazım. Akşam saatlerinde spor yapmanın avantajları: Akşamüstü veya geç saatlerde spor yapmak vücut için daha kolaydır. Günün sonunda tüm kaslarınız ısınmış olur ve daha etkili kasılırlar. Eklemleriniz ise daha rahattır. Birçok kişi iş giderken araya sıkıştırmak yerine iş çıkışında spora gitmeyi tercih eder. Yalnız yatmaya çok yakın saatlerde spor yapmamaya dikkat edin, geç saatte yapılan egzersiz uykunuzu etkileyebilir.
Erken saatlerde spor yapmanın avantajları: eğer imkanınız varsa birkaç sebepten dolayı sabah saatlerinde spor yapmanızı öneririm.  Öncelikle sabah yapılan spor da yağ yakma oranınız daha fazla. İlaveten araştırmalar sabah spor yapanların programlarını daha dikkatli ve doğru yaptığını gösteriyor. Bir de sabah spor yapan kişiler gün içinde daha hareketli ve enerjik oluyorlar. Ancak, spor yapmak için en doğru zaman kesinlikle size uygun olan zamandır.  Bu konuda günün şu saatinde spor yapmak daha faydalı şeklinde birbiriyle çakışan çelişkili fikirler duyabilirsiniz ancak hangi saatte olursa olsun spor yapmak kaçta yapacağınızı düşünerek endişelenmek daha iyidir. Bazı insanlar kendilerini daha enerjik hissettirdiği için sabah saatlerini tercih ediyor. Ancak öğlen arasında ya da iş çıkışında spor yapmak sizin programınıza daha uygun gelebilir. Sadece programınıza uyan saatleri ayarlayın ve düzgün şekilde devam edin.

Spordan önce mi sonra mı yemek yemeliyiz?
Vücudumuz enerjisinin yaklaşık %60’ını karbonhidratlardan, %25 ‘ini yağlardan, %15’inide proteinlerden sağlamaktadır. Bu kural böyle bilinse de fitness sporuyla uğraşan, vücudunu fit yapma adına spor yapan kişiler protein ağırlıklı beslenmektedirler. Tamamen yağsız ve protein ağırlıklı yapılan diyetler çok sağlıksızdır. Yağlar hem metabolizmamızın sağlıklı çalışmasını sağlar hem de hormonlarımızın dengesi için çok önemlidir. Bu yüzden yağları hayatımızdan tamamen çıkarmamamız gerekmektedir. Ancak bunu yanında doğru yağları seçmekte çok önemlidir. Kullanmamız gereken yağlar hayvansal içerikli yağlar değil, bitkisel içerikli olmalıdır. Çünkü hayvansal içerikli yağlar kalp ve karaciğer sağlığı için önemli riskler taşır. Bitkisel içerikli yağlar ise hormonlarımızın doğru çalışmasını sağlamaktadır. Yemek zamanı önemli. Ağır bir egzersizden en az 60 dakika önce, karbonhidrat açısından zengin gıdalar tüketirseniz bu kaslarınızda ki enerji depolamasına yardımcı olacaktır. Ne var ki karbonhidrat açısından zengin ya da değil egzersiz öncesi ağır bir yemek yeme programınızı yaparken gastrointestinal problemler yaratabilir. Başka bir deyişle, egzersiz öncesi midenize çok fazla yiyecek sizi aşırı tok ve şiş hissettirecek ve enerjinizi azaltacaktır. Ve cansız bir performansınız olacaktır. Karbonhidrat açısından zengin ufak bir yemeği ne kadar zamanda sindirdiğinize bakarak, antreman öncesi bir beslenme belirleyin. Egzersiz öncesi yemek atlamayı önermiyoruz. Vücudumuz enerji seviyesini korumak ve performans sağlamak için yakıta ihtiyacı vardır. Yeme zamanının kişiye göre değişebileceğini unutmayın. Dikkat etmeniz gereken bir kural yemekten egzersize başlamadan en az 60 dakika geçmesi gerektiğidir.

Spor salonuna gidemiyorsak nasıl hareket edebiliriz ?
Evde spor yapmak günümüz şartlarında internet sayesinde tabiî ki de mümkün. Fakat doğru hareketleri, doğru sunan kişileri bulabilmek için fazlasıyla araştırma yapmak gerekir.
Zamanın bu kadar kıymetli olduğu bir çağda, bu bilgilere sahip tecrübeli eğitmenlerle spor salonlarında çalışmak hem çok daha pratik, hem güvenilir, hem de keyifli bir hal alır. Tüm bunlara rağmen yinede spor salonuna gidemeyenlere tavsiyem açık havada yüksek tempolu yürüyüşler, ya da düşük tempolu koşular yapmaları olacaktır. Açık havada yapılan bu aktiviteler hem psikolojik anlamda bir rahatlama sağlar hem de oksijen miktarının yüksek alınması sebebiyle yağ yakımını sağlamak mümkün olur.

Ünlülerden spor yaptırdığınız kimler var?
Tabii dönem dönem birçok ünlü isimle çalıştım; Armağan Çağlayan, Sarp Levendoğlu, Seda Üren, Kerem Görsev, Mithatcan Özer gibi daha birçok isimle…

Siz aynı zamanda Kardiyo Dans Koreografısınız, dans etmek yaşlanmayı geciktirir mi?
Dr. Mehmet Öz gibi birçok uzman doktorun söylediği gibi yaşlanmayı geciktiren en önemli iki unsur hareket etmek ve stresten uzak kalmaktır. Dans ederken hem vücudumuzdaki tüm kaslarımızı çalıştırıp egzersiz yapmış oluruz, hem de müzik eşliğinde eğlenip stresten uzaklaşmış oluruz.
Uzmanlar, yürüyüş, koşma gibi sporları yaparken beynin yavaşladığını ancak dans ederken el, kol ve ayak koordinasyonu sağlamak için beyninizin daha çok çalıştığını söylüyor. Yani bir nevi beyin sporu yapmış oluyorsunuz. Bu yüzden gelecek de karşılaşabileceğiniz unutkanlık ve bunama gibi sorunlardan da kurtulmuş oluyorsunuz.
Unutmayın ki 5 dakikalık koşu çoğumuza uzun ve zor gelirken 5 dakikalık müzik ile dans hepimize daha eğlenceli gelecektir.

“Huysuzla Dans Eder misin?” programı dans kareograflarını nasıl buluyorsunuz? Bu programlardan etkilenen gençler dansa yöneliyor. Bu gençlere tavsiyele-riniz neler olabilir?
Tabii hepsi dallarında iyi eğitmenler. Dansa yönelmek gençler için hem psikolojik hem de fiziksel anlamda çok önemli. Örneğin kalori cetvellerinde en fazla kalori harcatan sporların basında dans gelir ve vücudun esneklik kazanmasında ve kemik gelişiminde çok önemli rol oynar. Ayrıca dans ederken beynimizde çalışır. Koordinasyonumuz gelişir ve en önemlisi kişide sürekli bir pozitiflik yaratır. Çünkü dans ederken seratonin (mutluluk hormonu)fazlasıyla salgılanır.

Dans kareograflığı ile ilgili gelecekte ki planlarınız neler?
Dans konusunda birçok eğitim aldım. Son almam gereken Amerika da bir eğitimim daha var. Onu da alıp ilk önce ülkemde, daha sonra dünya da tanınan ve aranan bir koreograf olmak istiyorum ve bunun için çok çalışıyorum.

TV’de Mehmet Öz ile kardiyo dans yaptınız. Bizde buna benzer bir etkinlik düzenlesek Lüleburgaz halkını da dans ettirmek ister misiniz?
Tabii ki.. Lüleburgaz her zaman aklımda, sonuçta doğduğum yer.. TV’de Mehmet Öz ile beraber dans ettik. Yeni sezonda devamı gelecek bu tür organizasyonların. Lüleburgaz’da da böyle organizasyonlar düzenlenecek olursa büyük bir zevkle katılırım.                                                                   Alem Dergisi





0 Yorum


ilk yorumu siz yazın!


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>